7 Mart 2016 Pazartesi

Efsanevi Kahramanlardan Üçü; Deli Dumrul, Alp Er Tunga, Robin Hood

Deli Dumrul


Dede Korkut Kitabı’ndaki bir hikâyenin delidolu konuşan, gözü-pek kahramanı, Bu hikâyede Deli Dumrul’un tabiatüstü kuvvetlerle savaşması ve Deli Dumrul ile karısının birbirlerine olan aşkı anlatılır.


Genç bir yiğidin’ canını aldığı için Azrail’e kızıp meydan okuyan Dumrul, Tanrı’nın gazabına uğrar ve ölüme mahkûm edilir, ölümden kurtulamayacağını anlayan Dumrul, Tanrı’ya yalvarır. Tanrı da cam yerine can bulması şartıyla onu bağışlayacağını bildirir. Dumrul, anasıyla babasına koşar, kendi yerine ölmeyi kabul edip etmeyeceklerini sorar; ikisi de çaplarım vermek istemez. Bunun üzerine ölümden kurtulamayacağını anlayım Dumrul, eşiyle vedalaşmaya gider. Karısı, onun yerine canını vermeyi teklif eder. Genç karı kocanın bu fedakâr ve temiz aşklarım mükâfatlandırmak İsteyen tanrı, Azrail’e yaşlı ana babanın canlarının almasını buyurarak onların ömürlerini de Dumrul ile eşine ekler. Dell Dumrul hikâyesi Oğuzların İslâmlığı benimsemesinden sonra din ve tek tanrı hakkındaki inanç ve düşüncelerini yansıtır.


Alp Er Tunga


Alp Er Tunga veya Tunga Alp Er, Türk destan kahramanı, bazı efsanelere göre Firdevsî’nin Şehname’sindeki Turaç hükümdarı Afrasiyab’dır.


Birçok Türk kavmi, onun soyundan geldiklerine inanırdı. Turaç hükümdarı Alp Er Tunga, İranlılarla savaşa tutuşmuş ve Türk-İran sınırı Ceyhun ırmağı ile çizilmişti. Sonra Alp Er Tunga, İran’a girerek Azerbaycan’ı aldı. Bâbil’e kadar ilerledi. Daha sonra Iran tahtına geçen Tahmasp. Türk ülkesine girerek söylentiye göre Alp Er Tunga’nın kızıyla evlendi ve ondan Zu adlı bir oğlu oldu. Zu tahta geçtikten sonra dedesiyle savaştı ve onu İran’dan çekilmek zorunda bıraktı, İranlılar bu yenilgiyi bir kurtuluş saydılar ve üç kutsal bayramlarından biri kabul ettiler. Daha sonraları İran tahtına Alp Ö- Tunga’nın başka bir torunu. Keyhüsrev geçti ve Alp Er Tunga ile yaptığı her savaşı kazandı. Son savaşta dede-torun karşılaştılar, yenilen Alp Er Tunga. Azerbaycan’da yakalanarak işkenceyle öldürüldü. Bu ölüm Türkler arasında derin acılar bıraktı.


Robin Hood


Bobin Hood veya Ormanların Robin’i, İngiliz halk şarkılarının kahramanı, Serüvenleri, XII. yüzyıla rastlar. Bobin Hood, kimsesiz, haksızlığa uğrayan, zavallı kimseleri, güçlülere karsı korur. Robin Hood, kanun dışı bir çetenin reisi olarak ün yapmış ve Sherwood ormanını kendisine barınak olarak seçmişti. Çeşitli adaletsizliklerin kurbanı olan zavallı kişiler. Robin Hood’un, imdatlarına koşacağını bilirlerdi. Ormanların Robin’i ve onun sâdık yardımcısı Little John, arkadaşlarını yanlarına alarak köylere ve şatolara baskınlar düzenlerler, oralardaki birkaç suçsuz tutukluyu kurtarır ya da haksız olarak toplanmış bazı servetlere el koyarlardı. Robin Hood’un yanılmaz oku, hedefini hiç şaşmazdı. Sonra bu ele avuca sığmaz, kanun, ferman dinlemez kişiler, saklanmak için ormanlarına dönerler, yeşil elbiseleriyle yeşil yapraklar içinde kaybolup giderlerdi. Robin Hood. Sakson ırkının, Norman istilâsına karşı direnişinin de sembolüdür. Walter Scott, Ivanhoe isimli romanında, onun maceralarından yararlanmıştır.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.