Kimilerine göre İstanbul’un ta kendisi, kimilerine göreyse sadece kalabalık. Kimileri kuşlara yem verdiği İçin mutlu, kimileri İse tarihe dokunabildiği için. İstanbul’un tarihi çekirdeğinde yer alır Eminönü. Sirkeci’nin kaderi Bizans’ta da, Osmanlı’da da aynı olmuş. Dışarıdan malların geldiği, depolandığı, onca denizci ve tüccarın koşuşturduğu ticaret merkezi; kısaca İstanbul’un liman semtidir. Garın yapılması Sirkeci’ye ayrı bir önem ve canlılık kazandırmış, ünlü Orient Ekspresi’nin duraklarından biri olan Sirkeci Tren istasyonu, XX. yüzyıl mimarisine damgasını vuran yapılardan biri olan Büyük Postane binası, I. ve IV. Vakıf Hanları birkaç adımda erişebileceğiniz güzelliklerden sadece birkaçı.
Yeni Cami ve Sirkeci arasındaki Eminönü sokakları XIX yüzyılda yeniden düzenlenmiş. Günümüzde burası özellikle elektronik eşya meraklıları için bir cennet. Aradığınız pek çok şeyi ucuza almanız mümkün. Ayrıca bütçesi kısıtlı olanlar için de leziz kebap seçenekleri sunuyor.
Eminönü adını, Osmanlı döneminde burada bulunan Deniz Gümrüğü ve Gümrük Eminliği nedeniyle almış ama aynı dönemde Sirkeci‘de sirke satıldığına dair bir kayıt yok. Rumca “kumandanın yeri” anlamındaki “Strategion“dan geldiği düşünülüyor.
I. Abdülhamid Türbesi
Vakıf Han’ın karşısında I. Abdülhamid’in (1774-1789) yeni restore edilmiş türbesini güleceksiniz. Abdülhamid burada, kısa hükümdarlığı sırasında Yeniçeri ayaklanmaları ile mücadele etmiş oğlu IV. Mustafa (1807-1808) ile beraber yatıyor.
Sirkeci İstasyonu (İstanbul Garı)
Abdülhamid, Alman Mimar August Jachmund’dan Avrupa yakasına bir tren istasyonu tasarlamasını istemiş. 1887-1889 yılları arasında yapımı süren Eklektik tarzındaki garın ön cephesinde iki saat kulesi yer alıyor. Özellikle Orient (Şark) Ekpresi ile Avrupa’dan gelen yolculara hizmet verilmesi için yapılan binanın günümüzde son derece sıradan bir girişi var. Binanın yan cephesinde garın hizmete girdiği tarih, hem miladi hem de rumi takvime göre yazılmış.
Şaka gibi ama vitray pencerelerle süslü, muhteşem ön cephenin önüne bir benzin istasyonu dikmişler. Böylesine önemli bir tarihi eserin önüne benzin istasyonu inşa edilen bildiğiniz bir başka ülke varsa bizi de haberdar edin. Marmaray Projesi hayata geçtiğinde bu istasyonun faaliyetine son verileceği söyleniyor. Binanın içindeki küçük müzede (pazar ve pazartesi kapalı), özgün haliyle garın fotoğraflarını ve Orient Ekspres’in altın çağından hatıra bulabilirsiniz. Agatha Christie’nin ünlü polisiye romanı “Orient Ekspresi’nde Cinayet” ten uyarlanan filmin sahneleri bir zamanlar buradaki renkli ve heyecanlı koşuşturmayı hayata geçirmiş.
Orient Ekspres
Dünyadaki en ünlü, en büyüleyici ve en gizemli tren yolculuğu olduğu söylenen Orient Ekspres ilk kez 1888’de Londra’dan yola çıkmış ve Paris üzerinden İstanbul’a ulaşmış. 68 saat süren yolculukta, seçkin yolcular için zamanın tün konforu sağlanmış. Altın çağını yaşadığı dönemlerde ekspres, haftada iki sefer yapıyormuş. Ölümsüz polisiye yazarı Agatha Christie’nin başrole en az kendi kadar ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poİrot’u oturttuğu “Orient Ekspresi’nde Cinayet” romanı 1974 ve 2001’de olma üzere iki kez sinemaya aktarılmıştı. Yugoslavya’da savaş çıkınca tren Londra Venedik arasında seferlerine devam etmiş. Arada sırada İstanbul’a geliyor Yolcularına fikirlerini sorduğumuzda “Yazın hamam gibi sıcak, dar ve üstelik çok pahalı” dediler.
Büyük Postane
I.Ulusal Mimari Akımı’nın yıldızlarından olan bu son derece etkileyici bina Vedat Tek tarafından 1905-1909 tarihleri arasında yapılmış. Yeni gelişmeye başlayan Türk Ulusal Mimari Tarzı ve batıya ait öğelerin birleştirilmesi konusunda atılmış adımları, bu binanın her köşesinde yer alan küçük kubbeli odalarda görmek mümkün. Kütahya çinilerinin kullanıldığı cephesindeki giriş kapısı üzerinde çini işlemeler ve eski yazı ile “Posta Telgraf Nezareti” yazıyor.
1927-1936 yılları arasında İstanbul Radyoevi olarak hizmet veren binanın içinde iletişim tarihi hakkında bilgi veren bir de küçük müze var. Müze’de bazı orijinal ahşap mobilyalar ile eski posta kutuları ve pullardan oluşan bir koleksiyon sergileniyor. Müzeyi gezerken merdivenler, tavan ve iç dekorasyonun inanılmaz güzellikteki detayları ile zarif işçiliğe dikkat edin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.